Bu Vicdansızlar İnsan Değil - Ramazan Karaca

Bu Vicdansızlar İnsan Değil


     Toplumsal olayların yaşandığı olumsuzluklar eskiden gazetelerin 3. sayfalarında yer alırdı. Son yıllarda bakıyoruz, birinci sayfalarda böylesi haberler çok fazla yer almaya başladı. O kadar inanılmaz olaylar okuyoruz ki, insan “ne oluyoruz kardeşim” demekten kendini alamıyor. Bir bakıyorsunuz, adam babasını öldürüyor, yine bir bakıyorsunuz, çocuğunu boğuyor. Kadınlar, kızlar ve parası için yaşlı insanlar katlediliyor...
   Toplumsal bir cinnet getirme halindeyiz gibi bir durum içindeyiz. Gerçekten de insanın inanası gelmiyor; nasıl bu hale gelmiş olabiliriz, diye düşünmeden edemiyoruz. 
     Dünyaya geldiğinde son derece masum bir sabi olan insanoğlu, yıllar sonra nasıl böyle gaddar bir duruma geliyor?  Terör olaylarının dışındaki şiddet, kadına şiddet, en yakınlarına ve çevresine uyguladığı şiddet, vurma kırma, öldürme vb. gibi toplumsal cinnet durumlarına bu masum yavrular nasıl geliyor? Çok samimi olarak söylüyorum ki, insanın aklı almıyor. Karşıdaki de bir evlat, bir anne-baba, bir kardeş, bir ağabey ne bileyim, bizim yakınlarımız gibi onların da yakınları var. Yakınları varsa, nasıl bizim bir yakınımıza bir zarar gelirse üzüleceksek, onların da yakınları üzülecek be kardeşim. Nitekim üzülüyor da...
   Geçen gün yine gepegenç üç kadının hunharca katledilmeleri aynı gün gazetelerin 1. sayfasında yer aldı. Okusan bir türlü okumasan bir türlü. Ben habercilik refleksiyle elbette okudum ama okuduğuma da bin pişman oldum. Gencecik kadınlar ve kızlar katlediliyor; insan olan bunları yapabilir mi? Allah’tan korkan bunları yapabilir mi? Vicdanın kırıntısı olan yapabilir mi? Elbette ki yapamaz.  
       Daha bunun gibi yüzlerce olay her gün gazetelerde yer alıyor. Okuyoruz ve okudukça da moralimiz bozuluyor. Zaten bölücü terör yüzünden hepimizin içi yanık ve büyük acılar yaşıyoruz. Böylesi toplumsal olaylar da yaşandığında, haleti ruhiyemiz tamamen negatife dönüyor. İşte o zaman çık çıkabilirsen işin içinden. Bunların yaşanmasındaki ana etken nedir diye şöyle bir kafa yorduğumuzda, öyle çok sebep akla geliyor ki… Bu sebeplerin ortadan kaldırılması için başta aileler olmak üzere, çok sayıda kişi, kurum ve kuruluşlara iş düşüyor. Başta anne babalar olmak üzere her kesim üzerine düşeni yerine getirmek zorunda;  yoksa vay halimize…
     Tolumun bu hiç istenmeyen psikolojiden ve cinnet halinden kurtulması için herkesin hassas olması gerektiğini bir kez daha vurgulayarak yazımı tamamlamak istiyorum. Allah bizleri böylesi insan müsveddelerinden ve onların şerrinden korusun. Ama bizler de önce tedbir sonra tevekkül şiarından hareketle her türlü musibete karşı uyanık olmak zorundayız... Özellikle çocuklarımız, kadınlarımız ve yaşlılarımızla ilgili daha dikkatli ve hassas olmak gerekiyor...
          
      


 

      


 

ramazankaraca58@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ağs

Çanakkale'den New York'a Balıkesir

03Ağs

Temiz Basın Temiz Toplum

22Tem
06Tem

Trafik kazaları ve Bayram Öncesi

04Tem

Bu Vicdansızlar İnsan Değil