Ana Başta Taç İmiş - Ramazan Karaca

Ana Başta Taç İmiş



     İnsanoğlunun ilk tanıdığı kadın kendisini dünyaya getiren annesidir. Ömrü boyunca da ilerleyen yaşlarında, birçok kadın girer hayatına; kız kardeşi, eşi ve kızları... Yani, hayatımızın çok önemli noktalarında bize hep kadınlar yön verir. Biz, Türkiye'de yaşanan bütün olumsuzluklara rağmen kadınlarımız açısından şanslı bir ülkeyiz… 
Nedenlerini hemen sıralayayım. Birincisi, nüfusun yüzde 99'u Müslüman bir ülkedeyiz ve de İslamiyet'in kadınlarımıza verdiği değeri bilmeyenimiz yoktur. Bu konuda hem ayetler var hem de peygamberimizin örnek hayatı kadınlarımıza nasıl davranmamız gerektiğine en güzel işaretleri veriyor. 
     Bunun yanında yine Atatürk'ün yıllar önce kadınlarımıza tanıdığı haklar. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınlarımızın her alanda ileri bir seviyede olmasını arzu ederek bütün dünya ülkelerinden önce 5 Aralık 1934 tarihinde Türk Kadınına "Seçme ve Seçilme Hakkı" tanıdı. 5 Aralık 1934 günü dünyada kadınların yasal olarak milletvekili seçme ve seçilme hakkına sahip olduğu ülke sayısı 28, bu hakkın kullanıldığı ülke sayısı ise sadece17 idi. 5 Aralık 1934’de Türkiye Cumhuriyetinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanınırken, o dönemde Avrupa’da bazı gelişmiş ülkelerde bile kadınların bu hakkı bulunmuyordu. Seçme ve seçilme hakkına Fransa'da kadınlar 1944, İtalya'da 1945, Yunanistan'da 1952, Belçika'da 1960 ve İsviçre'de 1971 yılında kavuştular.  
        Bu iki nedenden dolayı dedim; biz Türkiye olarak şanslıyız, diye... Ama zaman zaman kadına şiddet konusu gündeme geldiğinde de belirtiyoruz; artık günümüzde kadınların işi çok zor diye. Evet, hem dinimiz kadınlarımıza nasıl şefkatle ve anlayışla yaklaşmamız gerektiğini söylüyor, hem de yıllar önce birçok ülkeden önce medeni haklar verilmiş. Ama işte gelelim realiteye...
Maalesef ülkemizde kadınlara gereken hakkın ve hukukun verilmesi konusunda icraatta almamız gereken çok yollar var. Geçenlerde bir profesör cerrah röportajında anlatmış:
“Sadece kadın olmamdan dolayı birçok alanda önüm kesildi” diye...
Bu kariyer sahibi bir kadının anlattıkları. Bir de anlatamayan ve de bu anlamda birçok haksızlıklara maruz kalan kadınları varın siz düşünün. Evet, ezilen, şiddet gören ve canından olan kadınlarımızın yaşadıkları çok büyük bir sorun. Bunun yanında bu anlamda da sıkıntı çeken ve haksızlığa uğrayan kadınlarımız var.
Şöyle bir etrafınıza bakın, gerek sosyal gerek iş hayatı anlamında. Ne kadar çok potansiyel başarılı olmaya aday kadın vardır. Bakarsınız ve dersiniz ki, “senin yerin çok daha iyi yerler.” Ama o yerlere gelemezler. Nedenleri tabii ki, çok fazla…
     Bu manada haksızlığa uğrayan kadınlarımıza bu davranışları reva gören insanlara Allah önce akıl fikir ve de merhamet versin ama en önemlisi de böylesi tutum içinde olanlar biraz empati yapsınlar. Çünkü karşılarında bulunan kadınlar, yukarıda da bahsettiğim gibi önce sizi doğuran bir anneniz, kız kardeşiniz, kızınız ya da eşiniz olabilir. Yani bir başkası sizin de bu yakınlarınıza aynı uygulamada bulunabilir. O yakınlarınıza nasıl davranılmasını istiyorsanız, siz de karşınızdakine aynı şekilde davranın. Birçok alanda olduğu gibi bu anlamda da “empati” karşı karşıya kalınan böylesi durumlarda en iyi davranış modeli olacaktır. 
     Kadınların bizlere gösterdiği sevgi ve sabrı bizler de onlara gösterelim. Onlar gibi bağışlayan, şefkatli, koruyucu, sabreden bir karşı duruşla muhatap olalım. Kendilerine yıllar önce verilmiş olan haklar doğrultusunda başarılar kazanan ve kazanma yolunda olan kadınlarımıza her anlamda yardımcı olalım. 
     Yazımın sonunda müsaadenizle başlıktaki o çok anlamlı sözümüzü şöyle değiştirmek istiyorum. Hem ana, hem eş, hem kardeş, hem de kızımız olarak " KADIN BAŞTA TAÇ İMİŞ, HER DERDE İLAÇ İMİŞ" 
Dün Anneler günüydü bildiğiniz gibi ben de bu nedenle duygularımı paylaşmak istedim. Başta şehit anneleri olmak üzere, kendi annemin, eşimin ve annesinin, kızımın, ablamın, kız kardeşimin ve bütün annelerimizin bu özel gününü tekrar tekrar kutluyorum... Allah onları başımızdan eksik etmesin... AMİN.

ramazankaraca58@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Haz

Mutlu Olmak Mümkün mü?

23Haz

Bir Hayırseverin Gözyaşları

19Haz

Baba Dediğin Nasıl Olmalı?

08Haz

Yaz Geldi; Haydi Körfez'e!

05Haz

Bandırma ve Balıkesir