Gençlerin Derdi Dağlardan Büyük... - Ramazan Karaca

Gençlerin Derdi Dağlardan Büyük...


Nasıl büyük olmasın ki?.. O kadar çok problemleri var ki… Ben şöyle bir onlara empati yaptığımda şaşırıp kalıyorum. Arkadaş sadece maddi problemler değil, etraflarına baktıkları zaman bile büyük sıkıntıların içindeler. Bizim zamanımız veya 20 yıl önceki zamanların bile problemleri bu kadar değildi…
Yarın 19 Mayıs Gençlik ve Spor bayramı olduğu için bu konuya biraz değinmek istedim. Çünkü hakikaten gençliğimiz nedir, nasıldır, nereye gidiyor vb. gibi o kadar çok sorular var ki… Peki, bunların cavapları bizde mi yoksa kendilerinde mi? Elbette ki kendilerinde ama Allah aşkına şöyle bir dönüp bakın gençliğinde yaptıklarının birçoğundan pişman olmayan var mıdır? “Bugünkü aklım olsaydı öyle yapar mıydım?” diye büyük bir aaahhh çekmeyenimiz var mıdır? Elbette ki istisnalar vardır. 
     Bir ülkenin geleceği çocuklarının ve gençlerinin ellerinde şekillenecektir. Bu artık hepimizin bildiği bir gerçektir. Geleceğin çok daha iyi olabilmesi ve ülkenin son derece gelişmesi bizim bugün çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik kazandırdıklarımızın ya da kazandıramadıklarımızın eseri olacaktır.
O zaman ne yapılması lazım. Çok klişe olacak ama anne babadan mutlaka başlanması lazım…henüz küçücükken oluşan bir alışkanlık olan “okuma” üzerinde durmalı ama mutlaka örnek olmalıdır. Benim şahitliğim vardır ve günümüzde birçok genç hala kitap okumaktadır. Okuyanların büyük bir kitlesinin de anne babasının küçükken verdiği alışkanlıktır. Bunun hiç küçümsememek lazım.
Sonra okullar geliyor tabii ki sırada… Küçük yaşlarda kitap okuma alışkanlığının oluşturulması amacıyla kütüphane olgusunun aşılanması mutlak surette gerekli. Kütüphane nedir bilmeden yetişen ve büyüyen bir çocuğun gençliğinde de kitap okuma alışkanlığının gelişmesi çok zordur. Bu doğrultuda özellikle ilköğretimlerde kütüphane kavramı verilmeli ve bunun aşılanması sağlanmalıdır diye düşünüyorum. Çünkü bu işler kesinlikle küçükken alışkanlık haline geliyor. Büyüdükten sonra artık geçmiş olsun, uçtu gitti.
Çocukluğu böyle geçen bir çocuğun gençliğinden kesinlikle korkmayın. Hiç de öyle değil dediğinizi duyar gibiyim. Öyle olmayanları bizim örneğimiz olmamalı elbette. 
Gelelim bütün olumsuz faktörler karşısında heba olup giden gençliğin sıkıntılarına… O kadar çok tuzaklar var ki; kesinlikle bir genç yalnız başına bu tuzakları aşamaz. Mutlak surette gözlem ve belli etmeden sıkı takip gerekli. Bunu yapan aileler daima sonunda kazançlı çıkmışlardır. Çocuklarının rüzgarını kesemeyenler sonunda çocuklarının ve gençlerin o rüzgarda savrulup heba olduklarına büyük bir ıstırapla şahit olmuşlardır. 
Gençler için Devlet’in ve yerel yönetimlerin yapacakları ise saymakla bitmez. Bu anlamda sorumluluk sahibi olanlar ve bu işin idrakine varanlar, çok güzel çalışmalara imza atıyorlar ki, bunlardan birisi de kim ne derse desin Başkan Yücel Yılmaz’dır.  Bunu daha iyi görmek için yarından itibaren şehrimizdeki etkinliklere ve özellikle de bugün gazetecilere tanıtılacak olan Dijital Gençlik Merkezi’ne şöyle bir bakmanız olacaktır. 
Öyleyse gençlerin dağlardan büyük dertlerinin çözümü önce aile, sonra okul ve en son da devletin ve yerel yönetimlerin çabalarıyla olacaktır. 
   Ben de her fırsatta bu konulara değinmek istiyorum. Çünkü çocuklarımız ve gençlerimiz için ne yapılırsa yapılsın bizim geleceğimiz içindir. Bunun idrakinde olmak ve gereğini yapmak da en önemli vazifemiz ve onlara olan bir anlamda borcumuzdur…
 

ramazankaraca58@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Haz

Mutlu Olmak Mümkün mü?

23Haz

Bir Hayırseverin Gözyaşları

19Haz

Baba Dediğin Nasıl Olmalı?

08Haz

Yaz Geldi; Haydi Körfez'e!

05Haz

Bandırma ve Balıkesir