Kılavuz ve Karga - Ramazan Karaca

Kılavuz ve Karga


Atalarımız yıllar önce güzel sözler söylemişler ve iyi düşünüldüğünde hep doğru ve haklı çıkan söylemler olduğu görülmüştür. Bunu bütün hayatımıza da yansıtabilir ve gerekli dersleri mutlaka çıkarmalıyız, diye düşünüyorum. Örneğin, başlıktaki söz; kılavuzu karga olanın burnu pislikten kurtulmaz. Çünkü insan, kendine örnek aldığı ve peşine düştüğü kimseye dikkat etmelidir: Onda eğer üstün meziyetler varsa ne ala. Aksi halde kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz…
Şimdi bu da nereden çıktı diyebilirsiniz; ama o kadar önemli ki… Ben bakıyorum bazı insanlar öylesine olmayacak kişileri örnek alıyorlar ki; göz göre göre kendilerini yakıyorlar.
Bu durumu bütün hayata yansıtabiliriz. Örneklerini çevremizde de çok görebilir ve gözlemleyebiliriz. Mahalleden, taa en üst düzeyde bulunanlara kadar bunun böyle olduğu aşikârdır. 
Hadi mahalleden başlayalım; çocuklar örneğin yaşadıkları çevrede kendilerinden biraz büyük olanlara hep özenmişlerdir. Bunların içinde iyi örnekleri seçenler önündeki uzun dönemde de hep iyi yerlere gelmişlerdir. 
Ardından okullarda, iş hayatında da hep böyle değil midir? Şöyle bir dakika düşünün, nasıl olduğunu yakın çevrenizden de bildik insanlardan da görebilir ve gözlemeyebilirsiniz… 
Burada araya başka bir anekdot ekleyip yazıma devam etmek istiyorum. Bu atasözünü siyasete de angaje edebilirsiniz. Ama ben bu konuda işin siyaset boyutunu direkt olarak ele almak istemiyorum. O apayrı bir konu çünkü. Ben yakın çevremiz, mahallemiz,  yaşadığımız çevremiz ve ilimiz olarak ele almak istiyorum. Ama ilk örnekler yakından alınacağı için o işte de isteyen bu atasözünü en iyi biçimde değerlendirebilir. 
Şimdi devam edelim, hakikaten insan çocukken yakın çevresinin çok etkisinde kalıyor. Nitekim bizim çocukluğumuzda bu iş böyle olmuştu.   
Daha o yaşlarda küçücükken, en yakın arkadaşın veya yakın bir büyüğün sigara içen biriyse ve her gittiğinde de sana ikram ediyorsa eninde sonunda o mereti içersin.
Bunu şimdi genişleterek anlatalım; okul hayatında da örnek aldığın veya arkadaşın, okulda kalmak istemiyorsa, o zamanlarda başka işlere meylediyorsa senin de o yolda olman kaçınılmazdır. İş hayatı ve özellikle ticarette, yalan yanlış yollara sapıyorsa ve etrafındaki kargalara göre hareket ediyorsa sonlarını ne olduğunu hep beraber görüyoruz. 
Bu örnekleri say say bitmez. Biz yine de bitirelim ama son bir örnek vererek. Örneğin gazetecilikte de böyle değil midir? Şan şöhret para pul adına yapmadık manipülasyon, yalan dolan, tehdit, şantaj, çıkar amaçlı yayın yapanları örnek aldıklarını, onların yolunu izlediklerini açık açık belirtenleri gördükçe üzülmemek elde değil. İnsan bir sorar yahu, bu işin sonunda rezil olmak var, çeşitli cezalarla birlikte hapis bile var. 
İnsan üç kuruş para için, şatafatlı bir hayat için, böylesi pisliklere bulaşır mı hiç… Bulaşır bulaşır ama bulaşırsa bedelini de öder.
Allah hepimizi ıslah eylesin…

ramazankaraca58@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
08Ağs
03Ağs

Çanakkale'den New York'a Balıkesir

03Ağs

Temiz Basın Temiz Toplum

22Tem
06Tem

Trafik kazaları ve Bayram Öncesi